Please reload

Kocaeli Kitap Fuarında Sosyal Medyanın Dilini Konuştuk

May 24, 2015

1/3
Please reload

Legacy of an Anatolian Sufi from a Psychological Perspective: Case of Yunus Emre

Abstract
The Sufi perspective exhibited by Yunus Emre has provided an ontological comprehension that explains the meaning of existence and life. The origin of “self” or “ego” is based on the Soul that is Truth (Hakk) within this ontological understanding grounded in Oneness. It gives endless meaning to people as it refers to the value of humans not in terms of their individual attributes but their divine side. The only possible way to transition from the illusory formed self to the real self, the Soul, is through the love of Truth and with a
mentor or guide that has experienced this love of Truth. The relationship that is established with the mentor or guide heals relational problems and has a nature that also frees humans from their biological, relational, societal, and psychological boundaries. One’s moral sentiment based on their perception of life is oriented to purify the negative attributes that sustain the illusory self to gain virtues that will allow one to experience
the real self. Yunus has indicated an understanding of existence, meaning of life, and a remedial, liberating model of relating as well as an ethical approach towards humanity in this era of narcissism.

 

Keywords
Yunus Emre • Self • Human • Sufism • Psychology

 


Psikolojik bir Bakış Açısından Anadolulu bir Sufi’nin Mirası: Yunus Emre Örneği

 

Öz
Yunus Emre’nin ortaya koyduğu tasavvufi anlayış, varlığı ve yaşamı anlamlandıran ontolojik bir bakış açısı sunmaktadır. Tekliğe dayanan bu ontolojik bakışta benliğin aslı bu varlığı meydana getiren asıl Can olan Hakka dayandırılmaktadır. İnsanın değerini kişiselliğine değil tinsel, tümel yönüne bağladığı için insana sonsuz bir değer verir. Aslında bir yanılsama olan benliğinden soyunup bu tümel kişiliğine geçişi ancak hakikat aşkıyla ve bu aşkın yaşandığı mahal olan bir yetiştirici ile mümkün olur. Bu yetiştirici ile kurduğu ilişki hem eski ilişkisel
zorlukları sağaltıcıdır hem de bunun ötesinde insanı bağlayan biyolojik, ilişkisel, sosyal ve psikolojik tüm bağlarından özgürleştirici niteliktedir. Onun hayatı algılayışından kaynaklanan ahlak anlayışı ise kişinin aslında bir yanılsama olan benliğini ayakta tutan olumsuz özellikleri arındırmaya ve ona özünü yaşatacak erdemleri kazandırmaya yöneliktir. Bu haliyle narsisisizm çağındaki insana hem bir varlık algısı, hem bir hayat anlamı,
hem iyileştirici ve özgürleştirici bir ilişki modeli hem de bir etik anlayışı göstermektedir

 

Anahtar Kelimeler
Yunus Emre • Benlik • İnsan • Tasavvuf • Psikoloji

                                                                                                                                                                                       Devamı için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.                           

 

https://www.academia.edu/25867484/SPIRITUAL_PSYCHOLOGY_AND_COUNSELING_Legacy_of_an_Anatolian_Sufi_from_a_Psychological_Perspective_Case_of_Yunus_Emre

 

 

Please reload

Please reload

Please reload

 

Tüm hakkı saklıdır. Coprighted